Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İstanbul’da meydana gelen ve 84 yılın en yüksek yağış değerlerinin ölçüldüğü sel felaketinin ardından Ayazağa bölgesinde kapsamlı bir çalışma başlattı. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı koordinasyonunda yürütülecek olan faaliyetler, bölgenin afete karşı dirençli hale getirilmesini amaçlıyor. Selin yarattığı hasarların tespit edilmesi ve hayatın normale döndürülmesi için saha çalışmaları 17 Ekim 2026 tarihinde hız kesmeden devam ediyor.
BU HABERE DE BAKİstanbul’da baraj doluluk oranları sağanak yağışla yüzde 52,43’e çıktı
Dere ıslahları ve kentsel dönüşüm süreci
Bölgedeki incelemelerin ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum; Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu, TOKİ Başkanı Levent Sungur ve Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp ile bir koordinasyon toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda, Cendere (Kağıthane) Deresi ve Ayazağa Deresi’nin ıslah projelerinin ivedilikle tamamlanması konusunda mutabakat sağlandı. Bakan Kurum, bölgede deprem ve iklim kaynaklı afetlere karşı dayanıklı, güvenli yapıların inşa edileceği bir kentsel dönüşüm modelinin hayata geçirileceğini açıkladı. Hak sahiplerine TOKİ eliyle dönüşüm veya Yarısı Bizden kampanyası seçenekleri sunulacak.
Bakan Kurum, sürece dair yaptığı açıklamada, “Ayazağa’da selin ardından bölgeyi yerinde inceledik, vatandaşlarımızı dinledik. İlk işimiz, selin izlerini hızla silip hayatı bir an önce normale döndürmek. Bir yandan da aynı tabloyu bir daha yaşamamak için kalıcı adımları atacağız. Bunun için de bölgede dönüşümü vakit kaybetmeden başlatmak istiyoruz” ifadelerini kullandı. Ayrıca, bölgeye bir Kentsel Dönüşüm Ofisi kurulacağı ve taleplerin bu merkezden takip edileceği belirtildi.
Şehrin dirençli hale getirilmesi mecburiyeti
İstanbul Valiliği Afet Koordinasyon Merkezi’ndeki toplantıda da konuya değinen Bakan Kurum, iklim değişikliğiyle birlikte geçmişteki yağış hesaplarının artık geçerliliğini yitirdiğini ifade etti. Kurum, “50 yıllık, 100 yıllık debilerin yağışların hesaplarının bugün tutmadığını da hep birlikte yaşayarak görüyoruz. Dolayısıyla bugünün şartlarına göre, bugünün ihtiyaçlarına göre hep birlikte hareket etmek mecburiyetindeyiz” değerlendirmesinde bulundu. İstanbul’un afet risklerine karşı dirençli hale getirilmesinin bir milli güvenlik meselesi olduğunu vurgulayan Bakan Kurum, yerel yönetimlere de çağrıda bulunarak dere yataklarının temizlenmesi, drenaj sistemlerinin güçlendirilmesi ve taşkın risklerinin yeniden değerlendirilmesi konularında kararlı adımlar atılması gerektiğini belirtti.



