Görme bozuklukları, çocukların akademik performansını, derslere katılımını ve sosyal ilişkilerini doğrudan etkileyen faktörler arasında yer alıyor. Prof. Dr. Mehmet Baykara, Türkiye’de yasal bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, okul öncesi dönemde en az bir kez göz muayenesi yaptırılmasının eğitim hayatındaki uyum için hayati önem taşıdığını vurguladı.

BU HABERE DE BAK2027 yılı memur fazla mesai ücretleri belli oldu: İşte yeni rakamlar

Erken Tanı Göz Tembelliğini Önleyebilir

Tek gözdeki görme kusurları, iyi gören gözün sorunu gizlemesi nedeniyle aileler tarafından uzun süre fark edilmeyebiliyor. Erken evrede tespit edilmeyen bu durumun göz tembelliğine yol açtığını belirten Baykara, tedavi sürecinde zamanlamanın başarı ihtimalini belirlediğini ifade etti. Ayrıca, ailede göz hastalığı öyküsü bulunan çocukların daha yakından takip edilmesi gerektiği belirtildi.

Miyopi Riski ve Davranışsal Belirtiler

Dijital ekran kullanımının artmasıyla birlikte miyopi vakalarındaki yükseliş dikkat çekiyor. 2050 yılına kadar dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 49,8’inin miyop olacağı öngörülüyor. Görme sorunu yaşayan çocuklarda görülen sakarlık, hırçınlık veya derslere karşı isteksizlik gibi davranışların, aslında nörolojik ya da psikiyatrik bir sorundan ziyade görme kusurundan kaynaklanabileceği uyarısında bulunuldu.

Dikkat Edilmesi Gereken Belirtiler

Çocuğun televizyona veya kitaplara aşırı yaklaşması, başını sürekli bir yöne eğmesi, gözlerini kısarak bakması veya sık sık gözlerini ovuşturması uzmanlar tarafından uyarıcı belirtiler olarak kabul ediliyor. Okulların açılmasıyla artan bulaşıcı göz enfeksiyonlarına karşı da dikkatli olunması gerektiğini belirten Prof. Dr. Baykara, gözde kızarıklık, çapaklanma veya şişlik gibi durumlarda vakit kaybetmeden hekime başvurulması gerektiğini hatırlattı.

Reklam