Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta geçtiğimiz eğitim-öğretim yılının bahar aylarında meydana gelen silahlı saldırılar, okul güvenliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Prof. Dr. Elif Gökçearslan, okul güvenliğinin yalnızca fiziki tedbirlerle sağlanamayacağını belirterek, bütüncül bir çocuk koruma politikası oluşturulması gerektiğini vurguladı.

BU HABERE DE BAKOsman Gazi Yüzer Üretim Platformu Karadeniz görevine başlıyor

Sistemli Koruma Yaklaşımı

Gökçearslan’a göre, okul güvenliğini sadece kamera veya güvenlik görevlisi gibi önlemlere indirgemek yetersiz kalıyor. Dünyada ‘safeguarding’ olarak bilinen yaklaşımın, Türkiye’de kurumsallaşması gerektiğine dikkat çekiliyor. Bu model; personel seçiminden dijital ortamların denetimine, şikayet mekanizmalarından risk değerlendirmesine kadar her alanı kapsayan yazılı ve sürdürülebilir kuralları içeriyor.

Ortak Standart İhtiyacı

Çocuk koruma süreçlerinin kişisel çabalardan çıkarılıp ulusal bir standarda kavuşturulması, sistemin en kritik parçası olarak tanımlanıyor. Okul yöneticileri, öğretmenler ve psikolojik danışmanlardan oluşacak çok disiplinli kurulların, risk anında hızlı ve doğru müdahale için merkezi bir rol üstlenmesi gerektiği belirtiliyor. Ayrıca, eğitim kurumlarında görev yapan servis şoförlerinden temizlik personeline kadar tüm çalışanların bu konuda asgari bilgi sahibi olması, okulun güvenliğini belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.

Reklam